FRANSA SURİYE’SİNDEN KAVİMLER GÖÇÜ

FRANSA SURİYE’SİNDEN KAVİMLER GÖÇÜ

FRANSA SURİYE’SİNDEN KAVİMLER GÖÇÜ

person access_time 2 il əvvəl
thumb_up 0 thumb_down 0 visibility763

 

12242075_1622847631312461_1025401383_n

Her gün bir yerlerde sürekli yürek dağlayan ateş, çok farklı düşünülen bir yere de düştü.

Bütün dünya teyakkuzda…

Bir yazımı;

“Kıyam; Arapça ayakta durmak demektir. Bugün bütün insanlık ayakta, sesini duymuyor musunuz?”

Şeklinde sonlandırmıştım.

 

Aslında çok şaşırtıcı olmayan bir gerçek, belki bir kısım insanların gözünde perdeyi araladı yahut aralayacak.

Dünya kavim olarak aslında ikiye ayrılmaktaydı. En son güne kadar da temelde iki kavim olacak.

Açıp bakınız İlahi kitabı.

Sadece Peygamber gönderilen birkaç topluluğu isim olarak belirtmekte ve lakin genel olarak kavimleri Germen, Fransız, Alman, Rus ve benzeri kavim olarak adlandırmamaktadır.

Zira bütün insanlığın atası birdir ve bütün insanlık temelde iyi ve kötü olan olarak ikiye ayrılır.

Bunun arasında arasatta olan insanların da aslında kötüden bir farkı kalmamıştır. Lakin kötü kavmin zihniyetini tam olarak yaşamadıkları müddetçe kötü kavmin mensupları için yok edilecek unsurdan başkası değildirler.

Bir sınavın olduğu mecrada, sınava çalışan ile sınavı tamamen hiçe sayan birbirinden farklıdır. Sınavı kabul eden ve lakin sınava hiç gayreti olmayanın durumu da sınavı tamamen hiçe sayandan çok farklı değildir. Bu gayet basit bir ilkedir.

İnsanların hangi kavme ait olduklarını analiz edebilmek için, üzerinde yer alanlara bakmaksızın, makamlarına, kıyafetlerine, apoletlerine, insanlara takdim edilen etiketlerine bakmaksızın insanları değerlendirmek gerekmektedir.

Bugün Suriye’de oluşan savaşa silah ticareti yapan smokinli, sözde ilim sahibi, makam sahibi, demokrat, hümanist, centilmen iş adamı ile bu silahı ülkede yoksulluk ve sefalet içinde kimseye bir zararı olmayan mazluma doğrultan sözde dindar görünen eli kanlı terörist aynı kavmin insanıdır.

Dostturlar, aynı kaynaktan beslenirler, aynı amaca hizmet ederler ve birbirlerine zarar vermekten imtina ederler.

Bugün Suriye’de, Irak’ta veyahut dünyanın her neresinde olursa olsun, zulme uğrayanlar, acı ve gözyaşı içerisinde çaresizlik yaşayanlar aslında aynı kavmin insanıdırlar.

Yahut farkına varmaksızın iyi kavmin yanında olmayıp, kötü kavmin yanında duranlardandırlar.

Aslında kötü kavme mensup olanlar sürekli kötülüğe hizmet adına gayret içinde uyumazken, gerçekten iyi kavme mensup olan ve gayret içinde olan insanların sayısında büyük bir azalma oldu. Geriye kalanların çok büyük bir bölümü kötü kavim açısından beş kuruş etmez arasatta kalanlardan başkası değil.

Zira kötü kavim üyeleri, yönetimlerde yer alırken, arasatta yer alanlar günü birlik eğlenceler ile uykuya dalmışlardı.

Kötü kavim üyeleri, dünyanın gelir dağılımında dengeyi bozarken, arasatta kalanlar onlara bu hazineyi çoktan reva görmüş ve kendilerine tahsis edilenler ile yetinmeye gayret göstermişler ve razı olmuşlardı.

Kötü kavim üyeleri, uyuşturucu trafiğini yönetirken, arasatta yer alanlar uyuşturulmaya hazır bekler hale gelmişlerdi.

Kötü kavim üyeleri, silah üretir pazarlarken, arasatta yer alanlar bunları birbirine doğrultmayı yiğitlik olarak kabul eder hale gelmişlerdi.

Kötü kavim üyeleri, feodalizm, demokrasi, kapitalizm, sosyalizm ve aslında bugün bile dilime almaya endişe edebileceğim çeşitli siyasi, ekonomik, mali sistemleri kendi varlıklarını yüceltme adına bilim olarak icat ederlerken, arasattakiler bunu üreten kötü kavim üyelerinden daha şiddetli taraftar halinde onları destekler ve ezilmeye çanak tutar hale gelmişlerdi.

Böylece insanlığa, birilerinin imparatorluğu adına sınırlar, devletler, ırklar, bölgeler icat edildi. Birileri bunları kutsallaştırdı. Birileri bunlardan hanedanlıklar oluşturdu. Arasattakiler hep en koyu taraftar oldu.

Ve bu süreçte, kötüler sürekli arasatta yer alanları kullanıp, yok etmekten çekinmedi. İyilerin sayısı ve bilinci azınlıkta kaldı. İyileri görebilecek göz ve his kalmadı.

Dünyayı bu ayrım yaşanılmayacak bir yer haline getirdi. Hatlar keskinleşti. Uçurumlar genişledi.

Oysa İlahi öğreti tekti, soy ve nesep tekti.

Bu yönüyle bakınca, aynı ülkede yer alan kötü kavim üyelerinin, daha fazla güç ve imkân adına, kendi ülkesinde yaşanan bu olayı hazırlamaları çok da uzak bir ihtimal de değildir. Zira onlar için, olayda hayatını kaybedenlerin, bir başka ülkede kaybedenden çok da fazla bir önemi yoktur. Her ikisi de kendi kavimlerinin üyeleri değildir.

Bugün aslında yaşananlar, kötülerin azınlıkta da olsa iyileri bulup, yerlerinden edip yok etme savaşının tarih boyunca devam eden bir türevidir.

Zira iyiler, sadece ve sadece tam manasıyla atasına, soyuna ve ilahi öğretilere sadık kalan ve insanlığa kötülerin peçesini düşürmek suretiyle tanıtma gayretinde olanlardan oluşmaktadır.

Bugünden sonra, dünyanın birçok yerinde İslamafobia üretilmeye, içinde arasatta olan Müslümanları da bahane etmek suretiyle arasatta olan bütün insanlık birbirine düşmanlık besleyecek hale getirilmeye, birçok ülke savaşın içine çekilmeye ve bütün insanlık bu dramı yaşayacak hale getirilmeye çalışılacaktır.

Ardından yeni yönetim sistemleri, yeni ekonomik sistemler, yeni mali sistemler, yeni siyasi sistemler konuşulmaya ve insanlara bugünün sistemlerinin artık yetmediği anlatılmaya çalışılacaktır.

İyi kavmin merkezinde Yaradan, kötü kavmin merkezinde İblis yer almaya devam edecektir.

Arasatta olanlar ise safını belirlemedikçe kötü kavmin elinin altında olmaya da devam edecektir.

Bugün toplu kavimler göçü yaşanıyor.

Ve ne yazık ki göç eden kavim hep iyi ve arasatta kalanlardan.

Dünyanın sıhhati ise, içinde varlığını Yaradan’dan aldığı halde, safını iblisten yana belirleyenlerin sayısının azalması ile olacaktır.

Gözümüzden perdenin kalkmasına izin vermeyecek miyiz?

Xəbərlər

Kanadada güclü zəlzələ baş verib -

Kanadada güclü zəlzə...

access_time2 saat əvvəl
Məşhur aktrisa qəzada həlak oldu

Məşhur aktrisa qəzad...

access_time2 saat əvvəl
Türkiyədə gəmi batıb -

Türkiyədə gəmi batıb...

access_time2 saat əvvəl
zoom_in zoom_out