FOTOĞRAF’A SIZAN RUH: HÜSEYİN TAŞKIN

FOTOĞRAF’A SIZAN RUH: HÜSEYİN TAŞKIN

FOTOĞRAF’A SIZAN RUH: HÜSEYİN TAŞKIN

person access_time 3 il əvvəl
thumb_up 0 thumb_down 0 visibility879

İnsan…

Yaratıldığı andan itibaren, tarih boyunca eğrilerini, doğrularını birbirine aktarmak suretiyle yolculuğuna devam eden insan…

Bir kısmıyla bütün yaratılana, kaygı ve korkularından uzak bir hayat sağlayabilmeleri için hizmet etme gayretinde olan, bir kısmı ile bütün kâinatı kendisine hizmetçi etme tutkusunun pençesinde, düalizm içerisinde insan…

Bir kısmıyla atom parçalama ilmini edinen ve bunu insanların sıhhatine kullanmaya seferber eden insan, bir kısmı ile bunu patlayıcı haline getirerek binlerce insanı yok edebilen ve rahatsızlık dahi duymayan, zafer nidaları atabilen insan…

Düalizmin acı ayrımı ile bir bölümü yerin kokuşmuş çamurundan daha kirli, bir bölümü İlahi nurun huzmelerine karışan insan…

Bir bölümü ile de Arasat’takiler. Ellerinden tutarak doğruluğa yönlendirildiğinde ulvi yolculuğa çıkabilecekken, böyle bir nasibi olmadığında kötülerin izleyicisi, taraftarı yahut piyonu olma bataklığına saplanan insan…

Çağın giderek keskinleşen iyi – kötü savaşında, hangi tarafta yer alacağını bilmeyen, eğrinin doğrunun ne olduğunu anlamasına dahi izin verilmeyen, kargaşanın ortasında arayış içindeki insan…

Medyanın, sosyal medyanın içinde iyinin kötü, kötünün iyi olarak reklamasyonlarının döndüğü kaosta, neyin ne olduğunu tefekkür etmede zorlanan insanlık.

Bu insanlığa, bütün yaratılanlara bu kaosun, acının, korkuların, hüzünlerin ilacı olabilecek en önemli şeylerden birisidir İlim. Zira ilmin İlahi ışığı ile aydınlanan bir atmosferde, tefekküre yönelebilen ve o ilmi hücrelerine işleyebilen insan dermanı bulmuş olacaktır.

Lakin ilmin doğru ilim olarak aktarılması ve o ilmin alındığı kaynakların doğru ilim adamları olması en önemli unsurdur. Zira atomun parçalarına ayrılması ilmini ilaç yahut patlayıcı olarak kullanma zihniyetini bu ayırım belirlemektedir.

Diğer yandan ilim olarak ortaya konulanın da doğru kaynaktan olması bir o kadar önemlidir.

Paul Samuelson’un ifadesiyle Ekonomi “Kıt olan doğal kaynakların, sınırsız olan insan ihtiyaçlarına ne şekilde dağıtıldığını inceleyen bilim dalı” olarak nitelendirilmektedir.

Hangi kaynak kıt, hangi insan ihtiyacı doyumsuzdur?

Bugünün insanlığı, kendi içinden doğru ilimleri ve doğru ilim adamlarını çıkartmak ve hangi alanda olursa olsun bu cevherleri tanımak, tanıtmak zorunluluğundadır.

Bu ayrımın keskin hatlarında dolaşırken vakıf olmaya çalıştığım bir daldır Fotoğrafçılık. Fotoğraf sanatı ile birlikte ulaşma imkânına sahip olduğum bir değerdir Hüseyin Taşkın.

İnsanlığın ilk anından itibaren var olan bir gerçektir fotoğraf. Tarih boyunca görme yetisine sahip olan bütün insanlığın bütün hayatı boyunca gerçekleştirdiği bir faaliyettir. Bütün insanlık yaşadığı anları gözleri ile fotoğraflamış, zihninde arşivlemiş ve buradan çıkarttığı sonuçları tefekkürle, düşünme ile duygu ile harmanlayarak birçok ilmin hazırlanmasında da bir kaynak olarak kullanmıştır. Bu yönüyle fotoğraf sanatı bir ilim ve aslında bütün ilimlerin ana kaynağında yer alan bir memba olma özelliğindedir.

Fotoğraf makinesi, mekanik anlamda gözün bir kopyası, hafıza kartları ise zihnin bir kopyası olarak üretilmiştir.

Varlığının tespit edildiği andan itibaren doğru ve yanlış kaynakların birbiri ile mücadele ettiği birçok ilim alanlarından birisi de Fotoğrafçılık alanı olmuştur.

Aynı ekonomi ilmine, kendi benliğini, kendi hegemonyasını, sermayedar zihniyeti, kast sistemini işlemeye matuf yönelimler kazandıran yapılar gibi, fotoğrafçılık alanında da bu yapıyı insanlığa doğru olarak empoze etmeye çalışan kitleler bulunmaktadır. Bir kitleler içerisinde bir bölümü derin altyapılar ile satranç tahtasında şahı temsil ederlerken, bir bölümü farkında dahi olmaksızın piyonluğunu üstlenmiş halde aynı zihniyeti yayma çabasındadırlar.

Bugün her birimizin dünyasına, evine Basın-Yayın yoluyla giren karelerle, insani kimliklerin üzerinde en etkin unsurlardan birisidir fotoğraf. Kitleler bu karelerle alışveriş çılgınlığına, hırçınlığa, savaşa, ruhsuzluğa da itilebilmektedir. Sevgiye, hoşgörüye, huzura, bağlılığa, yardımseverliğe de yönlendirilebilmektedir.

Bu alanın doğru temsilcisidir Hüseyin Taşkın. Gördüklerini iç dünyasının, ilminin, süzgecinden geçirmek suretiyle, içine benlik hamuru katmaksızın “İnsanlık Ruhunu” yansıtan bir değerdir.

Instagramda @huseyintaskin adı ile yer alan masal galerisinde ve blog sayfası olan huseyintaskin.com’da aslında insanlığa bu bilinci aşılamak üzere bir yolculuğa çıkmıştır.

Onun fotoğrafları ile fotoğrafın bilimsel anlamda doğrularını öğrenebilirsiniz. Ancak ve daha önemlisi, bu kâinatta yalnız kendinizin olmadığını, insanlığın çevresinde ezip geçtiği değerlerin, yaratılanların her birinin kendine özgü ve tarifsiz güzellikte ruhlarının olduğunu derinden hissedersiniz. Huzurun, mutluluğun maddi unsurlarla sağlanamayacağını, insanlığın çocuk safiyetinde yaşandığı müddetçe daha büyük erdemleri barındırdığını, dünyada paylaşılamayacak hiçbir şeyin bulunmadığını ve bunun gibi bugünün insanının cinnet içinde unuttuğu birçok İnsani Erdem’i belgeleyen bir yolculuğa çıkmış olursunuz.

Aslında Hüseyin Taşkın birçoğumuza dayatıldığı gibi, İnsanı bir sosyal hayvan gibi işlemeye çalışan Sosyoloji ilminin ruhsuzluğunu, doğal kaynakların kıt olduğunu insan ihtiyaçlarının sınırsız olduğunu iddia eden Ekonomi ilminin seviyesizliğini anlatan bir mücadelenin temsilciliğini de üstleniyor.

Eğer ruhunuzda halen canlı kalan noktalar mevcut ise, büyük ihtimalle artık Eyfel Kulesi fotoğrafları gibi birçok fotoğraf size mekanik ve ruhsuz gelecektir.

Xəbərlər

RAMAZAN-I ŞERİF

RAMAZAN-I ŞERİF...

access_time4 il əvvəl
İSLAM AHLAKI VE TERÖR

İSLAM AHLAKI VE TERÖ...

access_time4 il əvvəl
KAY-DERS VE İNSANA HİZMET

KAY-DERS VE İNSANA H...

access_time4 il əvvəl
zoom_in zoom_out